www.mediart.com.tr
Ana Sayfa | Mail Gönder | İletişim Bilgileri

 

Saç dökülmesine karşı, insanların varoluşundan bu yana her dönemde tedaviler denenmiştir ve denenmeye devam edilmektedir.

Günümüze kadar kullanılan ilaçlar arasında en etkili olan ve Amerika Birleşik Devletleri, Food and Drug Administration (FDA) tarafından kullanılması onaylanan iki saç ilacı vardır: Minoxidil ve Finasteride (Propecia).


MINOXIDIL
Erkek ve kadın tipi sac dökülmesi tedavisinde kullanılmak üzere 20 yıldan fazla bir süredir üzerinde çalışılan bir ilaçtır. Damar genişletici (vazodilatör) etkisi nedeni ile hipertansiyon tedavisinde kullanılan ve sıklıkla yan etki olarak aşırı kıllanma yapan minoxidil bu yan etkisi nedeni ile saç dökülmesine karşı bir ilaç olarak denenmiş ve alınan sonuçlara göre saç ilacı olarak kullanılması onaylanmıştır.
Minoxidil bir damar genişletici olarak saçlı deriye kan akımını arttırır. Saç dökülmesine karşı etkisinin damar genişletici olarak mı yoksa folikül üzerine direkt etki ile mi olduğu bilinmemektedir.

Elde edilen sonuçlara göre minoxidil etkisi değişkendir. Gençlerde, saç kaybı az olanlarda ve başın tepe bölgesinde alın bölgesine göre daha etkilidir.
Üretici firma (Pharmacia & Upjohn) minoxidil'in alın bölgesindeki (önden başlayan) saç dökülmelerinde değil de tepe bölgesinde daha etkili olduğunu basın bültenlerinde ve ilaç bilgilerinde belirtmiştir.

Yine verilen bilgilerde ilacın kullanılmadan etkili olup olamayacağının öngörülemeyeceği, herkeste etkili olamayacağı, kimsenin saçlarına tümüyle geri kavuşamayacağı belirtilmektedir. Üretici firma'nın verdiği rakamlara göre ilacın etkili olup olmayacağını anlamak için gereken en az süre 4 aydır.

Bu sürenin üzerindeki kullanım sonucunda ilacı kullanan erkeklerin % 26 sında orta ve üzeri, % 33 ünde az derecede yeniden büyüme, ilaç yerine plasebo (içinde minoxidil olmayan sıvı) kullanan erkeklerde ise % 11 orta ve ileri derecede büyüme, % 31 az derecede büyüme olduğu üretici firma tarafından bildirilmiştir.

İlaç ile ilgili olarak verilen bilgilerde ilacın saç dökülmesini durdurup durduramayacağının bilinemeyeceği bildirilmektedir. Minoxidil reçetesiz olarak satılabilen bir ilaçtır. Bazı ilaçlarla birlikte, bazı beslenme bozukluklarında, kemoterapi sırasında, hipotiroidizmde, saçlı deride yara oluşturan hastalıklarda ve benzeri bazı durumlarda minoxidil kullanılması sakıncalı olabilir. Bu nedenle kullanılmadan önce mutlaka bir doktora danışılmalıdır.
Eğer dört aylık kullanım süresi sonunda ilacın faydalı olduğu sonucuna varılırsa kullanım süresi ömür boyudur, çünkü ilaç kullanıldığı sürece etkilidir. Kullanıma ara verilirse dökülmesi duran saçlar kısa sürede dökülürler.
İstenmeyen bir etki görüldüğünde hemen doktora başvurulmalıdır.
Minoxidil piyasada % 2 ve % 5'lik konsantrasyonlarda satılmaktadır.
Kadınlar minoxidil'in % 2'lik formunu kullanabilirler. 
Androgenetik alopecia'lı kadınlardaki minoxidil etkisi erkeklerdekinin aynıdır.


FINASTERIDE (PROPECIA)
Finasteride, androjenik, antiandrojenik, östrojenik, antiöstrojenik ve progestasyonel etkisi olmayan saf bir 5-alfa redüktaz (5AR) inhibitörüdür. 5AR, testosteron'un dihidrotestosteron'a (DHT) dönüşümünü sağlayan enzimdir.5AR'ın iki izoenzim'i vardır.
Tip 1 deri, saçlı deri ve karaciğerde yoğunlaşırken, tip 2 karaciğer, genital doku ve prostatta yoğunlaşır. İlginç olan tip 1 saçlı deride yoğun olarak bulunurken, genetik olarak tip 2'nin olmayışı erkek tipi saç dökülmesi gelişimini önler.
Finasteride 5mg. (Proscar) prostat hipertrofisinde (büyümesinde) kullanılırken yan etki olarak kıllanma yapınca saç ilacı olarak kullanılması düşünüldü ve bu konuda gerekli çalışmalar tamamlanarak FDA'dan onay alındı ve saç ilacı olarak kullanılmaya başlandı. Saç dökülmesi tedavisinde başlangıçta 5mg.'lık finasteride (Proscar) kullanılırken daha sonra 1mg.'lık finasteride (Propecia) kullanılmaya başlandı.

İlacı üreten firmaya (Merck & Co.) göre ilacı kullanıp fayda gören erkeklerdeki en belirgin kazanç tepe ve arka kısımdaki saç dökülmesinin durması veya yavaşlamasıdır. İlacın alın bölgesindeki açılmaya etkisi yoktur. Keza saçların tamamen dökülmüş olup foliküllerin aktivitelerini yitirdiği durumlarda da ilacın etkisi yoktur. İlacın etkisi kullanıldığı sürece görülmektedir. İlacın etkili olup olmadığına karar verilebilmesi için en az 3 aylık bir kullanım tavsiye edilmektedir. İlacın kullanılıp fayda sağlanması durumunda ömür boyu kullanılması gerekmektedir. İlacın bırakılması durumunda kazanılan saçların, ilacın bırakılmasını takip eden 12 ay içerisinde kaybedileceği bildirilmektedir.

Üretici firmanın verdiği bilgilere göre yan etki olarak ilacı kullanan erkeklerin % 2'sinden azında cinsel isteksizlik, ereksiyon sağlamada güçlük, semen miktarında azalma bildirilmiştir.

Bu yan etkilerin ilacın alımının durdurulmasıyla ortadan kalktığı belirtilmektedir. Genel kullanımda nadir görülen diğer yan etkiler döküntü, kaşıntı, dudaklar ve yüzde şişme, ejakülasyon problemleri, göğüs hassasiyeti ve genişlemesi ve testis ağrısıdır.
Propecia sadece erkekler tarafından kullanılabilir. Kadın ve çocuklar kullanmamalıdır. Hamileler ise hem ilacı almamalı hem de kırılmış veya ezilmiş tabletlere dokunmamalıdır.

Erkek bir bebeğe hamile kadının, ilacı yutma veya deri yoluyla alması, erkek bebeğin cinsel organlarında anormalliğe yol açabilir.
Propecia, prostat kanseri tarama testi olan PSA (prostat spesifik antijen) sonucunu etkiler. Bu nedenle bu test yapılıyorsa, testi isteyen doktora propecia kullanıldığı bildirilmelidir.


Minoxidil ve finasteride(propecia) dışında kullanılan diğer saç ilaçları:
  • Cyproterone Acetate ve Ethinyl Estradiol
  • Cimetidine
  • Spironolactone (Aldactone)
  • Topikal antiandrojenler (Estroprogestasyonel ilaçlar)
  • Tricomin (bakır-peptid kompleksi)
  • Retinol, L-cystein, gelatin
  • ViviScall (silikat ve özel bir deniz ekstresi içeren besin maddesi)
  • Topikal cyclosporine
  • Dabao (Çin bitki ekstresi)
  • Flutamide (Eulexin)
  • Progesteron
  •  
    Ana Sayfa - Saç Nedir - Normal Saç Büyümesi - Saç Dökülmesi ERKEK - Saç Dökülmesi KADIN - Saç Dökülmesi Diğer Sebepler - Saç Ekimi Nakli Nedir - Saç Ekimi Nakli Operasyonu - Saç Ekimi Nakli Operasyonu Sonrası - Saç Ekimi Nakli Tarihçesi - Saç Ekimi Nakli Cerrahisi - Saç Ekimi Nakli Medikal - Mediart Saç Ekimi Nakli Fotografları - Mediart Saç Ekimi Nakli Danışma - Mediart Saç Ekimi Nakli Bültenimize Abonelik - Mediart Saç Ekimi Nakli Son Yayımlanan Bültenimiz - Mediart Saç Ekimi Nakli Ücretleri - Mediart Saç Ekimi Nakli İçin Bize Ulaşabilirsiniz - Mediart Saç Ekimi Nakli ENGLISH
    Tel : 90 216 411 86 90 Faks: 90 216 411 86 91 e-mail: doktor@mediart.com.tr
    Copyright © 2009 MediArt. All Rights Reserved.
    Saç Ekimi saç ekimi resimleri saç ekimi fiyatları - saç ekim merkezleri - saç ekim ücretleri saç nasıl ekilir sakal bıyık kaş ekimi merkezi Saç ekimi, saçın başın arka bölgesinden alınıp saç kaybı olan bölgeye nakledilmesi operasyonudur. Donor dominant (baskın verici) olarak adlandırılan başın yan ve arka bölgelerindeki saçlar hayat boyu uzamaya devam eder ve dökülmezler. Bu saçların saçsız bölgeye nakledilmesi uzama veya dökülmeme yeteneklerini değiştirmez. Diğer bir tanımlama ile saç köklerinin dökülmesi veya dökülmemesi bulunduğu yerin özelliğine bağlı değil tamamen kendi genetik özelliğine bağlıdır. Donor dominansı veya baskın vericilik, saç ekimindeki başarıyı sağlayan bilimsel temeldir. Saç ekimi cerrahisine uygun adaylar, başının yan ve arka bölgelerinde yeterli miktarda saç olan kişilerdir. Modern tekniklerin saç ekimi cerrahisini geliştirmesi ile birçok erkek geçmişte saç ekimi cerrahisine uygun aday değilken bugün uygun aday haline gelmiştir. Geçtiğimiz on yıl içinde saç ekimi cerrahisi önemli gelişmeler kaydetmiştir. Büyük graftların kullanımı ile oluşturulan doğal olmayan görüntüler yerlerini, küçük boyuttaki graftların kullanımı ile doğal görünümlere bıraktı. Değişebilen ölçülerdeki graftlar ile birlikte gelişen yeni aletlerin kullanımı, saç ekimi uzmanlarına her kişiye uygun doğal saç görünümünü gerçekleştirme olanağını sağladı. Tek saç içeren graftlar en iyi ve en yumuşak görünüme sahiptir. Çok fazla yoğunluk sağlamamalarına rağmen inceden kalına doğru bir geçiş sağlarlar. Saçı dökülmemiş bir kişinin saçı incelenirse alnın en ön kısmında çok sayıda tek saç görülür. Mikrograftlar 2-3 saç içeren küçük graftlardır ve saç çizgisinin arkasına yerleştirilerek yoğunluğu yavaşça arttırırlar. Minigraftlar 4 ya da daha fazla saç içerirler ve saç çizgisinin arkasına yerleştirilerek saç çizgisine yerleştirilen mikrograftlardan daha büyük graft olan minigraftlara doğru doğal bir yoğunlaşma elde edilir. Foliküler ünite kavramı, daha önceden tanımlanmış bir kavram olmasına karşın son 5-6 yıldır saç ekiminde elde edilen başarıda anahtar rol oynamıştır. Saç sınırlarındaki saçlar haricindeki saçlar, genellikle tek olarak bulunmayıp, foliküler ünite olarak adlandırılan gruplar halinde bulunurlar. Foliküler ünite olarak adlandırılan bu saç gruplarında 1 ila 4 adet terminal (normal erişkin) saç, 1-2 adet vellus (tüy) saç bulunur. Bu saçlar, perifolikulum adı verilen bir bağ doku bandı ile sarılmış olarak birarada foliküler üniteyi oluştururlar. Bu ünite içerisindeki 2-3 saç sıklıkla ortak bir kanal içerisinde uzanarak tek bir folikül deliğinden dışarı çıkarlar. Saç ekiminde graftların foliküler üniteler halinde hazırlanarak nakledilmesi ile özellikle doğal görünüm açısından büyük bir başarı elde edilmiştir. Foliküler ünite ekimi ile diğer graftların ekimi karşılaştırıldığında foliküler ünite ekimi lehinde birçok avantaj vardır. Bunlardan bazıları; saçlı derinin doğal yapısının daha fazla korunması, iyileşme sürecindeki bağdoku oluşumunun daha az olması, cilt yüzeyinde şekil bozukluğu oluşmaması, iyileşme sürecinin daha kısa olması, kan dolaşımı ve oksijen dağılımının daha iyi olması ve de en önemlisi nakledilen saçların birbirine çok daha yakın ve çok fazla sayıda nakledilebilmesidir. Infeksiyon, kanama, saç büyümemesi, kist oluşumu ve yara izi gibi saç ekiminin istenmeyen yan etkileri oldukça nadir görülür. Modern saç ekimi cerrahisi rahat ve kolaydır, sonuçları ise mükemmeldir. Ömür boyu devam edebilen bir süreç olan saç dökülmesi erkeklerin çoğunda (erkeklik hormonlarından dolayı) 40-45 yaşına kadar oluşur. Bu yaştan sonraki yaşlanma sürecinde kafada bulunan tüm saçlar incelir. Modern teknikler ile daha fazla sayıda saç ekimi daha az sayıda işlem ile gerçekleştirilebilmektedir. Saç ekimi, başın arka bölgesindeki dökülmeyen saç köklerinin bir şerit halinde alınıp, değişik teknikler kullanılarak foliküler üniteler veya micro-minigraftlar haline getirildikten sonra saçsız veya incelmiş saçların olduğu alanlara yerleştirilmesi işlemidir. Saç ekimi yapılacak kişinin saç kaybının derecesine, yaşına, saçının özelliklerine ve verici bölgenin kapasitesine göre nakil işlemi planlanır. Nakil yapılacak bölgenin durumuna göre tek bir seansta 1000-2500 foliküler ünite (yaklaşık 2300-6250 adet saç teli) nakledilebilir. Bölgenin büyüklüğü, birden fazla seansı gerektirebilir. Bir seansta nakledilen saç teli sayısı kullanılan greftlerin cinsine bağlı olarak 10000 adete kadar arttırılabilir. Hem başın arka bölgesinden saç şeridinin alınması hem de hazırlanan saç ünitelerinin yerleştirilmesi sırasında basit bir lokal anestezi uygulanır. 2-4 saatlik etkiye sahip lokal anestezik ilacın etkisi geçmeden işlem tamamlanır. Saç ekimi operasyonunun süresi öncelikle nakledilecek saç sayısı olmak üzere cildin yapısı, uygulamayı yapan ekibin tecrübesi gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.Mediart'ta uygulama süresi yaklaşık olarak, 1000 foliküler ünite için 3-4 saat, 2500 foliküler ünite için ise 5-6 saat'tir. Saç ekimi işlemi tamamlandığında, nakil yapılan kişi günlük normal aktivitesine devam edebilir. Saç ekimi uygulaması tamamlandıktan sonra, graftların üzerinde oluşan ufak kabuklanma yaklaşık 7 ila 10 gün içinde dökülür. Nakil işleminden sonraki günden itibaren saçlar yıkanabilirler. Nakledilen saçlar yaklaşık 6-12 haftadan itibaren büyümeye başlarlar ve ömür boyu büyümeye devam ederler. Nakledilen saçlar için hiçbir özel bakım gerekmez